Isırma !

Bu aralar sıkça bu kelimeyi söyleyip duruyoruz.Isırma annecim,yapma Artun,bu yenmez,,sana zarar verir,kardeş ısırılmaz,anne ısırılmaz… Tabi biz söylüyoruz biz dinliyoruz.Evdeki duvar köşelerine kafalarını çarpıp zarar görmesinler diye sünger gibi bir malzemeden yapılmış koruyucuları koyduk ama ne fayda.Oğluşum bu kez onları ısırıp yemeğe başladı.Hiç yanlız bırakamıyoruz.Yanında olunca ağzına attıklarını alıyoruz hiç değilse.Eğer istediği bir şeyi yapmaz isem hemen kolumu bacağımı ısırıyor.İşin kötü tarafı kardeşini de ısırıyor.Bütün gün Artun ısırıyor , Toprak bas bas bağrıyor.Çünkü dişleri çok acıtıyor.Bir gün kolumu ısırdı sesimi çıkarmadım.Tekrar daha güçlü ısırdı yine ses çıkarmadım.Üçüncü kez tekrar ısırdı ve bu kez ısırarak kafasını salladı ve çekti.Her ısırmadan sonra da suratıma bakıyor niye ses gelmiyor diye.Az önce kardeşini ısırdı bana bakıyor kızıcam diye.Kızınca da o da bana kızıp bir şeyler söylüyor.Toprak ta ağlıyor kucağıma almazsam kapandıgı yerden kafasını kaldırıp kaldırıp bakıp bakıp daha da sesli ağlamaya başlıyor.Toprak’ta az numaracı değil bana çekmiş 🙂 Artun’un bu ısırma huyunu başta dişine bağlıyorduk ama dişle alakalı değil. İstediği olmadığında kullandığı bir silahı.Artun’un ısırdığını duyan tüm yakınlarım Anneannesine çekmiş diyor.Sevgili anneciğim de teyzemi(genel de bir teyzemle kavga edermiş) her kavga da ısırırmış.Tabi sadece bu değil.Okulda da sık sık bu yüzden öğretmeni kızarmış çünkü kafasını bozanı ısırırmış. Sadece bu da değil.Bahçede ki ağaçları da hep kemirirmiş. Hatta annemle yenişirken bile baktı kaybediyor bizi de ısırırdı hemen.Umarım Artun’un durumu geçici bir durumdur :S Yoksa vay Toprak’ımın haline…Ama yavaş yavaş atlatacağız inşallah.Yeni taktiğimiz tepki vermemek.Isırmaya yeltendiği anda Artun’un dikkatini başka yöne çekmeye çalışıyoruz.Ya da Toprak’ın dikkatini başka yöne çekerek Artun’dan uzaklaştırıyoruz.Aynı şekilde bizi ısırmaya kalktığında da ses çıkarmamaya çalışıyoruz.(Bu pek kolay olmuyor çok kötü dişliyor)Böyle böyle ısırmayı unutur diye umuyoruz.

Aklımdayken parkta tanıştığımız Ece ablamızdan bahsetmek istiyorum.5 yaşında güzel mi güzel tatlı mı tatlı bilmiş mi bilmiş bir fıstık.En son parka gittiğimizde yine karşılaştık Ece ile.Dedesi ile gelmişti bu kez.Biz bankta otururken geldi yanımıza.Sayısal oynadım ben dedi.(Kazıkazan oynamış)Bak ben üstündeki yeri kazıdım.Para çıkınca poğaça alıcam dedi 🙂 Bir ara gitti geldi yanımıza bana yine bak ben para kazandığımda Audi alıcam dedi.Öyle mi dedim.(Ben başka bir şey demek istedi zannettim ama doğru söylüyormuş kızcağız)
-Çok pahalı araba ama… :S
-Ne renk alacaksın peki?
-Siyah alacağım
-Güzel renk evet siyah
-Güzel ama çok toz topluyor :S
-Evet siyah çok toz belli eder dedim.
-Pembe mi alsam acaba?
-Pembe rengi yok ki dedim.
-O zaman siyah alayım yıkarız sık sık dedi.

Daha önce tatile gideceklerini söylemişti.Tatilinin nasıl geçti üzerine konuşurken;
-Biz yine tatile gidicez seneye
-Öyle mi?
-Yani gideriz her halde ben bilmiyorum tam olarak ama
-Neden?
-Neden olacak hep iş hep iş…
-Yok provası,yok hastası,o patron varya o patron ben gidicem bir o patronun yanına görecek…
-Neden Ece?
-Neden olacak annemle babamı o patron göndermiyor….

Ece konuştu biz dinledik,güldük ve düşündük…

Related Post

Bu yazı GÜNLÜK kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Isırma ! için 2 cevap

  1. ayşe alkan der ki:

    özlediği için böyle konuşuyo.
    ama hayatta devam ediyor.

  2. Özlem Akaydın der ki:

    Eeee Sevtap’cım dur bu daha başlangıçi, çok sakin ve sabırlı olman gerek haberin olsun.
    sevgiler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir